Bir diğer gün
Her şeyden uzakta, tek başına olmanın en kötü yanı, müziksiz kalmak sanırım. Sessizlik güzel pek çok zaman, ama sadece müzikle gelen bir tat, bir ruh hali var ve hiç bir şey yerini doldurmuyor. Neyse ki hayal gücüm olmadık zamanlarda yardımıma koşuyor; denizden bir esinti, bir kuşun sesi, melodileri getiriyor bir anda.
Bir tahtayı diğerine sürterken çıkan tıngırtıyla aniden bir güney amerika ezgisi sarıyor ruhumu. Önce, öylece donup kalıyorum. Sonra tatlı bir kadın sesi beni dansa davet ediyor ve ayaklarım itaat ediyor. Dans etmeye başlıyoruz sessizce. Ritimle birlikte bazen parmak uçlarımızda uzanıyoruz iki yana, bazen yanaklarımız kavuşuyor. Saçları... yosun gibi kokuyor, tatlı tatlı.
Şarkı biterken devinim azalıyor; neden sonra, duruyoruz. Öyle uyumluyuz ki duruşumuz bile ahenkli. Ve o heyecanla, tanımak istiyorum partnerimi, sevmek istiyorum. Ama kafamı kaldırıp baktığımda bir yüz göremiyorum karşımda. Avuçlarımdaki serinlik ellerimin de boş olduğunu anlatıyor fısıltıyla. Yüzümde güneş, işime dönüyorum.
Gün batana dek, düşünüyorum: Birini tanımadan, gözlerinin içine bakmadan, sıcaklığını duymadan da sevebilir miyim acaba?
Günlük
Huzursuzum.
Aslında kendimi evimde hissedecek kadar vakit geçirdim adada. Uzun süredir böyle hissetmemiştim.
Uzakta öten vahşi bir kuşun sesi değil beni huzursuz eden. Ya da rüzgarla düşen bir dalın çıtırtısı değil. Daha soyut bir şeyler var.
Ama mesela, çaresiz yalnızlığım da değil bugünkü. Sonsuz derinliğiyle yıldızlar bile ferahlatmıyor ruhumu. Uzun ağaç yapraklarından yaptığım hamağımda bir yandan öbürüne sallanırken, huzursuzum.
Özlem değil hissettiğim ama bir noksanlık var sanki.
-
Yaprakların hışırtısı arasında, anılar damlıyor yüzüme. Gözlerimin önüne yıllar önce yitip gitmiş bir sevgilinin yüzü geliyor. Artık tozlu fotoğrafları bile kalmadı, ne yazık.
Ayrılıktan çok sonra, bir sonbahar akşamı, alkol yerini bulmuşken, sıra dışı bir veda anında "Seni hiç bırakmayacağım" demişti. Sorun şu ki, sevgiyle kabarması gereken yüreğim kederle solmuştu o anda. Çok mu geç kalmıştık? Çok mu dağlanmıştı yüreğim?
Çok mu zordu sevgiyi kucaklamak?
-
Huzur dedim de, nefes alırken şu diyarlarda, kim kaybetmiş de biz bulalım huzuru?