Bir diğer gün
Her şeyden uzakta, tek başına olmanın en kötü yanı, müziksiz kalmak sanırım. Sessizlik güzel pek çok zaman, ama sadece müzikle gelen bir tat, bir ruh hali var ve hiç bir şey yerini doldurmuyor. Neyse ki hayal gücüm olmadık zamanlarda yardımıma koşuyor; denizden bir esinti, bir kuşun sesi, melodileri getiriyor bir anda.
Bir tahtayı diğerine sürterken çıkan tıngırtıyla aniden bir güney amerika ezgisi sarıyor ruhumu. Önce, öylece donup kalıyorum. Sonra tatlı bir kadın sesi beni dansa davet ediyor ve ayaklarım itaat ediyor. Dans etmeye başlıyoruz sessizce. Ritimle birlikte bazen parmak uçlarımızda uzanıyoruz iki yana, bazen yanaklarımız kavuşuyor. Saçları... yosun gibi kokuyor, tatlı tatlı.
Şarkı biterken devinim azalıyor; neden sonra, duruyoruz. Öyle uyumluyuz ki duruşumuz bile ahenkli. Ve o heyecanla, tanımak istiyorum partnerimi, sevmek istiyorum. Ama kafamı kaldırıp baktığımda bir yüz göremiyorum karşımda. Avuçlarımdaki serinlik ellerimin de boş olduğunu anlatıyor fısıltıyla. Yüzümde güneş, işime dönüyorum.
Gün batana dek, düşünüyorum: Birini tanımadan, gözlerinin içine bakmadan, sıcaklığını duymadan da sevebilir miyim acaba?
August 27th, 2010 - 02:22
seviliyor talemû